Ziyaretçi İstatistiği

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün30
mod_vvisit_counterDün27
mod_vvisit_counterBu hafta116
mod_vvisit_counterBu ay403
mod_vvisit_counterToplam2186

Language

Dutch English French German Italian Portuguese Russian Spanish

ALEXA

Duyurular

Sistemde meydana gelen bir arıza nedeniyle, sitemize üye olanların kayıtları silimiştir.

 

Sitemize üye olan eski üyelerin tekrar üye kayıtlarını yapması gerekmektedir.

Bu durum sitemizle ilgili olup dernek kayıtlarıyla bir alakası yoktur.

İLAD Kocaeli Panelinde "Medya-Siyaset İlişkisi Bağlamında TRT ve Kamu Hizmeti Yayıncılığı" tartışıldı PDF Yazdır e-Posta
Kemal Aslan tarafından yazıldı.   
Salı, 24 Şubat 2009 23:40

23 Şubat 2009 tarihinde Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde "Medya-Siyaset İlişkisi Bağlamında TRT ve Kamu Hizmeti Yayıncılığı" konulu panel yapıldı. Panelin açılışını Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Profesör Dr. Hülya Yengin yaptı. Hülya Yengin konuşmasında 1908'den bu yana siyasi iktidarların medya üzerinde sansür, ekonomik baskı ve yasal düzenlemelerle nasıl baskı kurduğunu anlattı. Son dönemde Doğan Medya Grubu ile hükümet arasında yaşanan gelişmelere de değinen Hülya Yengin, "medya-iktidar ilişkileri normalleşmelidir. Medya üzerinde ekonomik yönden baskı kurulması yanlıştır. Medyanın da siyasi iktidara bağımlı olması yanlıştır." dedi. Daha sonra panele geçildi. Panelde Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Özden Cankaya, özerkliğin idari, mali ve yayın içeriğin belirlenmesini kapsadığını belirtti. 1964 yılında kurulan TRT'nin kısa dönem hariç bugüne kadar özerk bir kurum olmadığını kaydeden Özden Cankaya, TRT Genel Müdürünün seçiliş biçimi, RTÜK'ün TRT üzerindeki konumu ve siyasal iktidarın müdahaleleri sonucu TRT'nin özerk olmadığı söyledi. Kesk Haber-Sen İstanbul Avrupa Yakası Şube Başkanı Doktor Engin Başçı, TRT'de son dönemde kadrolaşmanın arttığını, siyasi iktidarın müdahaleleri sonucu özellikle haber yayınlarında propaganda yapıldığını belirtti

İLAD (İletişim Araştırmaları Derneği) Yönetim kurulu Başkanı Dr. Hıfzı Topuz, Fransa'da devlet televizyonun özelleştirilmesinin sonuçları üzerinde durdur. Son olarak Sarkozy'nin kamu hizmeti yapan televizyonlardan reklam gelirinin kaldırılmasıyla ilgili yasal düzenlemenin kabul edildiğini hatırlattı. Bu düzenlemeyle devlet televizyonunun (kamu hizmeti yayıncılığı yapan ) 400 milyon Euro tutarındaki reklam gelirinden mahrum kalacağını anlatan Hıfzı topuz, 3 yıl bu miktarın hükümet tarafından devlet televizyonuna verileceğinin kabul edildiğini söyledi. Topuz, reklam gelirlerinin ise Sarkozy'nin arkadaşları olan özel televizyonların sahiplerine bırakılacağını böylece onlara ek gelir yaratılmış olduğunu söyledi.

Hıfzı Topuz, Türkiye'de ve dünyada yaşanan olumsuzluklara rağmen umutlu olmayı elden bırakmamayı, mücadeleden vazgeçmemeyi önerdi. Hıfzı Topuz sözlerini şöyle tamamladı: "Yenilsek bile mücadeleye devam etmeliyiz. Bir kere daha yenilebiliriz. Yeniden mücadele etmeliyiz. Mücadeleden vazgeçmeyelim. Bakın alternatif medyalar var. Oralara yönelelim. Medya Gözlemevleri kurarak bu medyanın durumunu ifşa edelim. Her bulunduğumuz ortamda gerçekleri ortaya koymaya çalışalım. Ben 85 yaşındayım ve her zaman Nazım Hikmet'in şu sözünü hatırlarım: “İyi sanatçılar halkta geleceğe dair umutların yeşermesini sağlamalıdır”. Hiç kimsenin umudunuzu öldürmesine fırsat vermeyin"

Panelde öğrenciler de medyanın geleceği konusunda düşüncelerini açıkladılar.