Ziyaretçi İstatistiği

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün15
mod_vvisit_counterDün114
mod_vvisit_counterBu hafta876
mod_vvisit_counterBu ay2261
mod_vvisit_counterToplam62595

Language

Dutch English French German Italian Portuguese Russian Spanish

ALEXA

Duyurular

Lisanüstü Çalışmalar bölümü açılmıştır...


 

Kadına Yönelik Şiddet ve Medya Paneli PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 06 Şubat 2012 11:58

ilad-subat-panel-1

Medya’da yok edilen kalemler için Lost (kaybolmuş) isimli bir dizi önerildi

Kadına şiddete karşı TV’lerde 90 dakika program

İLAD İletişim Araştırmaları Derneği’nin düzenlediği “Kadına Yönelik Şiddet ve Medya” panelinde yasalarda şiddeti cezalandırıcı hükümler yer almasına rağmen, uygulamacıların umursamazlığı nedeniyle şiddet olaylarının artarak sürdüğü belirtildi.  Kadına yönelik şiddet karşısında umursamaz davranışları gözlenen mülki amir ve polislerin, olaylar medyaya yansıdığı zaman hareketlendiğine dikkat çekilerek, ülkenin dört bir yanındaki olayların medyada sistemli olarak yer alması için bir organizasyona gidilmesi kararlaştırıldı.

Panelde, Türk Hukukçu Kadınlar Derneği yöneticisi avukat Ayşen Önen, Milliyet Gazetesi yazarı Mehveş Evin,  Hürriyet Gazetesi Sosyal Projelerden Sorumlu Kurumsal İletişim Koordinatörü Emel Armutçu, gazeteci-yazar Ece Temelkuran ve moderatör olarak GSÜ İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Füsun Özbilgen yer aldılar.

 


 

Ayşen Önen, medyada kadına yönelik şiddet haberlerinin yer almasının, toplumda farkındalık oluşturduğunu, gündem yarattığını, böylece yasal düzenlemelere olanak sağladığını belirtti. Aile içi şiddeti önlemeye yönelik 4320 sayılı yasayı geliştiren ve daha fazla koruyucu önlem taşıyan yeni bir yasa tasarısının, hukukçu derneklerinin de katkısı ile hazırlandığını ve Bakanlar Kurulu gündeminde olduğunu anlattı. Önen, tasarının aynen yasalaşması halinde, radyo ve TV kuruluşlarının, kadına şiddetin önlenmesi için her ay 90 dakika yayın yapmak zorunda olacaklarını da anlattı.

 

Mehveş Evin de kadına şiddet olaylarının medyadaki takipçilerinin kadın yazarlar ve muhabirler olduğuna dikkat çekti. Ancak medyada kadın sayısının giderek azaldığını ve kadınların giderek hafta sonu eklerine kaydırılmak istendiğini anlattı. Kadın yazarların oranının yüzde 17 olduğunu, 36 TV kanalında sadece 3 kadın yayın yönetmeni bulunduğunu belirtti. Kadın yazar ve muhabirler azaldıkça kadına şiddet haberlerinin takibinin de azaldığını belirtti ve şu örneği verdi:

 

“Habertürk Gazetesi’nde sırtındaki bıçakla Şefika Etik’in ölüm fotoğrafı medyada 3 hafta tartışılmıştı. Dava başladı ve o davanın haberi, fotoğrafı manşet yapan gazete tarafından bile haber yapılmadı, takip edilmedi.”

 

Kısa süre önce Habertürk Gazetesi’nde yazılarına son verilen Ece Temelkuran,  Kayda Geçsin adını verdiği yeni yayınlanacak kitabında, başkalarını tutuklatmaya, hedef göstermeye çalışanları anlattığını ve bu tür insanları kayda geçirmek gerektiğini belirtti. Toplumun bir delilik dönemine girdiğini söyledi. Zalimliğin ve nefretin söylem haline geldiği toplumsal iklime dikkat çekti.

 

Emel Armutçu,  Hürriyet gazetesinde başlattıkları “Aile içi şiddete son” kampanyası ile 30 bin kadına ulaştıklarını, 7 gün 24 saat, 8 psikologun telefon başında pek çok kadına yardımcı olduğunu anlattı.

 

Füsun Özbilgen, medyada yer alan şiddet haberlerinin, mülki amirleri, uygulayıcıları, savcıları polisleri de etkilediği ve bu konudaki umursamazlığı deldiği belirtildiğine göre, Türk Hukukçu Kadınlar Derneği ile onların tanıklık ettikleri, ulaştıkları dava ve olay haberlerini,  medyaya ulaştırma yönünde bir organizasyona gidilmesi gerektiğini belirtti. Bu  tür bir organizasyon için çalışma başlatılması kararlaştırıldı..

 

Panele katkıda bulunan Prof. Dr. Özden Cankaya, hukuk fakültelerinin programına edebiyat, felsefe, kültür dersleri eklenerek, hukukçuların yasa maddelerini katı şekilde uygulayan kişiler olmanın ötesinde kararlarında toplumu tanıyan uygulamacılar olmalarının sağlanması önerisi getirdi.

 

Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, kadına şiddetin temelindeki sosyolojik ve inançla ilgili ayrımlara vurgu yaparak, kadını bir fert olarak gören kesim ile kadını ailenin parçasından fazla bir yerde göremeyen kesimlerin kültürel farklılığının araştırılmasına önem verilmesini istedi.

 

İLAD Başkanı Hıfzı Topuz ise kadına şiddete ilk karşı çıkanın, kız kardeşi kocası tarafından öldürülen şair Tevfik Fikret olduğunu belirterek, Tevfik’in bu şiirinden bir dize okudu.

 

İstanbul Barosu Orhan Adli Apaydın salonunda 3 Şubat’ta yapılan toplantıda, İLAD Müşerref Hekimoğlu Basın Ödülü, kadın sorunlarına odaklanan gazetecilik faaliyetleri nedeniyle Hürriyet Gazetesi Kurumsal İletişim Müdürü, gazeteci yazar Emel Armutçu’ya, İLAD Onur Ödülü gazeteci yazar Ece Temelkuran’a verildi.

 

Ödül töreninde söz alan Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, geçen yıl ödül verilen Devrim Sevimay’ın da medyadan çekildiğini anımsatarak, verimli gazetecilerin teker teker yok olduğunu, seslerinin kesildiğini, Türkiye’de Lost (kaybolmuş) diye medyayı anlatan bir dizi çekilmesi gerektiğini vurguladı. Ödülünü İLAD Başkanı Hıfzı Topuz ve Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’tan alan Armutçu, “Hıfzı Topuz ben iletişim eğitimine başladığım dönemlerde hocalarımdan biriydi. Müşerref Hekimoğlu ise gazeteciliğe başladığımda Ankara’da bir efsaneydi. O zamanlar böyle bir şey olacağını hayal edemezdim, o yüzden bu benim için çok önemli bir an” dedi. (FÖ).